...
MERHABA
ARTIK YAZMIYORUZ YAZMAYA GEREK YOK(YANİ YAZACAĞIMIZ İNSAN GİTTİ ASLINDA O GİDELİ ÇOK OLMUŞTU BİR UMUTLA BEKLEDİM...ANLADIM BİR GÜN MUTLAKA DÖNECEĞİM DİYENLER ASLA DÖNMEZMİŞ )
YİNEDE GÜZELDİ
ALLAH'A EMANAT OLUN 

YASAMIN YASAMAYA DEĞER OLDUĞUNU VE İSTERSEM MUTLU OLACAĞIMI ÖĞRENDİM...
MERHABA
ARTIK YAZMIYORUZ YAZMAYA GEREK YOK(YANİ YAZACAĞIMIZ İNSAN GİTTİ ASLINDA O GİDELİ ÇOK OLMUŞTU BİR UMUTLA BEKLEDİM...ANLADIM BİR GÜN MUTLAKA DÖNECEĞİM DİYENLER ASLA DÖNMEZMİŞ )
YİNEDE GÜZELDİ
ALLAH'A EMANAT OLUN 

3 Nokta...!
Anlamı o kadar derindir ki kimse bilmez yada bilmek istemez. Sadece kalemle bırakılan birkaç değersiz şeydir dimi "..."
(1. Nokta)
Anlamı gidenlerin arkasından bakmaktır:
Gidenlerin ve geri gelmeyeceğinizi sandığınız şeylerin. Değer verdiğiniz ama bu değeri hiçe sayanların arkasından gözyaşı dökenlerin, kendilerini anlattığı bir işarettir. Sevgidir, aşktır; belki de en önemlisi ihanettir, güvendiğiniz kişinin sizi yarı yolda bırakmasıdır, umutsuzluktur, sabahlara kadar acı çekmektir. Bir çocuğun elinden şekerinin alınmasıdır.
AĞLAMAKTIR.
(2. Nokta)
Anlamı beklemektir: Bir anda silip atamadığınız, değer verdiğiniz şeyin geri gelmesini beklemektir. Size bir gün döneceğini, elbet bir gün istediğiniz şeyi elde edebileceğinizi düşünmektir. Aslında bildiğiniz şeyi bilmezlikten gelmektir KENDİNİZİ KANDIRMAKTIR.
(3. Nokta)
Anlamı umutsuzluktur. Bekleyip kendinizi kandırdığınız günleri hatırlamak ve bir sigara yakmaktır. İçinize çektiğinizde zehirlendiğinizi bilerek bu acıyı yaşamaktır. Bir anlık zevk için bütün hayatımızı bir hiç uğruna satmaktır. Anlamı
AŞK YALANDIR "..."

|
Bir beni sevmek mi zor geldi sana; Sen ki, kaç yangından çıkmış yaralı bir yürek, ne acılar görmüş gözlerin kaç kere ağlamış sebepsiz kuytularda bir bana ağlamak mı zor geldi sana. İsyanlar ki ; yüreğinin kişiliği asi senin bir benim için mi karşı çıkamadın hayata. Korkmazdın hiç bir şeyden korkaklığı kendine yakıştırmazdın da bir beni sevmekten mi korktu yüreğin. Neydi beni sende sevilmez yapan. Seni koşulsuz sevişim mi, utanmadan saklamadan gözlerine baka baka seni seviyorum diyebilmem mi? Vazgeçemediğim için mi senden bu olmayışlar hiçe sayışlar. “Nasıl olsa” mı benli cümlelerinin başı hep. Sensiz olamadığımı bilmen mi benden kaçışın hep yanında olduğumu bilmen mi. Neden bu gidişin benden ben hep beklediğim için mi? Bir anlamı varmı beni sevmeyişinin. Ellere gitmek isteyişin neden?Neden benden kaçışın bir ben mi ağır geldim sana. Bir benim sevgimi taşımak mı zor geldi sana. | |||
|
| |||
Herkes konuştuğunu yazar, bense sustuklarımı...!!!!
Bir hayatın tozlu sayfaları içimi acıtan.
Ceplerimde kırık gece masalları duruyor,
Öksüzlüğümü avutuyor sonbahar.
Ne yana baksam sen oluyorum,
Parmaklarımı kanatıyor kirli duvarlar.
Kuşlar yuvalarından terk ediyor beni,
Bir sarsıntı geçiriyor yüreğim,sen şiddetinde...
Ellerime kar diye yokluğun yağıyor,
Aşk sorgusunda yüreğim can çekişiyor.
Yüzümde sensizliğin izleri,
Ayaklarımın altında bir yığın cam kırığı...
İçimden sökülen her kelime,
tekrar dönüp içime batıyor.
Ve her seferinde sana isabet ediyor.
Bir zindan karanlığı şimdi gecelerim,
Duvarlara sinmiş gözlerinin rengi...
Saatleri infaza çekiyor gelmeyişin,
Yavaş yavaş gidiyor benden hayat;
Damarlarımdan çekiliyor içimdeki sen !
Bense düşüyorum hiçlik ötesi bir hayata,
Kanıyorum sana, sende aşkı buluyorum
Hem de ayrılığa çarpa çarpa...
Suskunlukta sesler daha çok acıtıyormuş,
Bu yüzden senden harf harf kaçışım.
Yalnızlığıma esir düşüyorsun,
Bense kayboluyorum cümlelerinde.
Ve susuyorum sana, avaz avaz susuyorum.
Sende birikiyor içimin tüm sökülenleri
Ben dipsiz bir kuyu oluyorum.
Biriktiriyorum her harfimde seni...
Şimdi yokluğa düşüyor zaman,
Ben bir adımda düşüyorum senden.
Kuytularıma sokulma, bırak bana uçurumlarımı,
Kalemimden azat et beni,
Herkes konuştuğunu yazar, bense sustuklarımı...!!!
Canım yalnızca sevmek istiyor seni.Öncesinin ve sonrasının arasına alıp değil,alışılmış bir tören gibi değil.Hiç dokunmadan,belki de gözlerine bakmadan,konuşmadan belki belki de her zaman yaptığımız gibi değil..
Canım yalnızca sevmek istiyor seni.Unutup,tekrar hatırladığım çok sevdiğim bir şarkıyı hiç bıkmadan defalarca ara vermeden içten içe mırıldanıp zamandan koparıp alır gibi..
Canım yalnızca sevmek istiyor seni.Saçlarını yüzünden ayırıp,gözlerini kirpiklerinden, ellerini bileklerinden,ismini bedeninden ayırıp,ayrı ayrı bir evin odalarını gezer gibi,keşfeder gibi, ilk kez ve merakla ve hayranlıkla,bir kırmızının detayında dakikalarca takılıp bakar gibi canım yalnızca sevmek istiyor seni..
Canım yalnızca sevmek istiyor seni,nereye varacağını bilmediğim bir kaçamak yolculuğa,sırf aklıma esti diye,sevdiğim hiçbir eşyayı almadan yanıma çıkar gibi..Süregelen bir sevgiyle değil,öğretilmemiş,bilmediğimiz biçimlerde,kuşların kanatlarını açıp,özgürlüğe süzülmesine yarayan içgüdüleriyle,içimden geldiği gibi canım yalnızca sevmek istiyor seni.Tarifsiz bir hisle sevmek istiyorum seni.
Tatlı,ekşi ya da tuzlu değil,bilmediğim bir tatla,bir duyguyla.Öyle,bir meyvenin tadını alır,bir kitabın adını okur gibi değil; bir yaz günü tenine vuran sıcaklığı gibi güneşin,serin bir akşamın denizden esen rüzgarıyla içine işlediği yosun kokuları gibi,anlatamadığın ama bırakmak istemediğin,bitmesini istemedigin bir hisle..
CANIM YALNIZCA SEVMEK İSTİYOR SENİ..
NE UMUT ETMEK,NE DE BEKLEMEK..BASKA HİÇBİR ŞEY..

İçimde bir şeyler eriyor her gece
sancılı ve sessiz
akıp gidiyor bilmediğim yolculuklara
suskularla örüyor alnımı zaman
ah aldığını geri vermiyor yıllar
umutlar kırılıyor iç çekişlerimde
düş bahçelerimde çiçekler üşüyor
yıkılıyor yıllarca kurduğum hayaller
yedi kat yerin altında kaldı haykırılarım
ah sesimi kimse duymuyor
sor son kez yitik düşlerin Keremini
hadi sor kırılsın tılsımlı aynam
kırılsın kilitleri tüm kapıların
sen ki Aslı kadar uzak
ölüm kadar yakınsın ey yar
hadi bir masal anlat
yoksa ölüm üşütür beni
yoruldum yıllarca kendimi taşımaktan
bir serseri gibi yaşamaktan
içimde tutsak kaldı geçen günler
dönüp bakamam geriye
rüyalarım sende kaldı
ümitlerim sende
ah adresini kimse bilmiyor
yıllarca bulutlarda sakladım seni
rüzgarlarda, fırtınalarda
uzun saçlı yağmurumdun benim
önce sesini yitirdim çağlayanlarda
sevgini, sevincini
sonra kendimi
bir sonbahardı alıp gitti gemiler seni
uzak limanlara
ardında ben kaldım öylece avuntusuz
bir de martılarım çığlık çığlığa
şimdi hiç bir gemi almıyor beni
bir yanım ellerin parmakların
bir yanım gözlerin dudakların
rüyalarım sende kaldı
ümitlerim sende....
Yıldızlı bir akşamdı hayata küstüğümde.. herkes kendi halindeydi ..Yalnızlığım bir çığlıktı ama hepiniz sağırdınız. Kimse görmedi içimdeki çığlıkları beklide bu yüzdendir insanları sevmeyişim… Yalnızlık vazgeçilmez oldu benim için topluma girdiğim zaman kendimi kalabalıklar içinde yalnız buldum her zaman. Yüzüme taktığım maskeden kimse bilmedi içimdeki fırtınaları.
Kendimi odaya kapatmıştım. Kitaplarım ve bilgisayarım olmuştu her şeyim insanlardan köşe bucak kaçar oldum.
Beklide bu yüzden ki hayata kırgınlığım.
Kendi içimde boğuluyordum.
Yeni uğraşlar gerekirdi bir şeyler bulmam lazımdı. Yapacak bir şeyler hayata bağlanmak gerekti bir yerden. Ama nasıl ve nerden başlayacağım kestiremiyordum.
İnsanlara karşı bir güven duygusu yoktu içimde.
Karanlıklar içinde boğuluyorum kimse yok yanımda duvarlar geliyor üstüme üstüme. Gitmek istiyorum çok uzaklara uçsuz bucaksız kimsenin bilmediği yerlere ama elimde değil benim olmayan bir hayatı yaşıyorum isteksizce…
Bir yıldız kaydı gökyüzünden ve bu benim yıldızımdı sanki artık boşa çabalıyorsun der gibi kaydı gitti gözlerimin önünden…
Kurt annem beni Bahtsız dünyaya getirmiş Kanadı olan bir kurdum oysaki Ben bir martıyım evrende benim gökyüzüm

« Önceki ::